
Selçuk’ta depo, işletme, otel, tarımsal üretim tesisi, lojistik alanı veya ticari işletmede kullanılan raf sistemleri, yalnızca ürünlerin düzenli biçimde depolanmasını sağlayan konstrüksiyonlar değildir. Özellikle paletli yüklerin depolandığı yüksek raf sistemlerinde taşıyıcı ayaklar, traversler, bağlantılar, ankrajlar ve yükleme düzeni doğrudan iş güvenliğiyle ilişkilidir.
Bir forkliftin rafa çarpması, taşıyıcı dikmenin eğilmesi, bir travers bağlantısının yerinden çıkması veya rafın kapasitesinin üzerinde yüklenmesi ilk bakışta küçük bir hasar gibi görülebilir. Ancak bu tür hasarlar raf sisteminin taşıma davranışını değiştirebilir ve daha büyük bir yapısal probleme dönüşebilir.
Bu nedenle Selçuk’ta kullanılan endüstriyel raf sistemlerinin belirli kriterlere göre incelenmesi, mevcut hasarların belirlenmesi ve güvenli kullanım şartlarının değerlendirilmesi önem taşır.
CNS Periyodik Kontrol, Selçuk ve çevresindeki işletmelerde kullanılan endüstriyel raf sistemlerinin teknik açıdan incelenmesi, uygunsuzlukların belirlenmesi ve kontrol sonuçlarının raporlanması konusunda hizmet sunmaktadır.
Bir raf sisteminin güvenli olması yalnızca ilk kurulduğu günkü durumuyla ilgili değildir.
Raflar yıllar boyunca;
forklift trafiğine,
palet yükleme ve boşaltma işlemlerine,
sürekli yük değişimine,
darbe ve çarpmalara,
bağlantı elemanlarının gevşemesine,
zemindeki değişimlere,
korozyona,
yanlış yüklemeye,
kapasite üzerinde istiflemeye
maruz kalabilir.
Özellikle depo içerisinde forkliftlerin çalıştığı alanlarda raf ayaklarının alt bölümleri ciddi darbe riski taşır. Bir raf ayağındaki eğilme veya bağlantı bölgesindeki hasar, yalnızca o noktayı değil raf sırasının genel stabilitesini etkileyebilir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın güvenli istifleme rehberinde de raf sistemlerinin sağlam konstrüksiyona sahip olması, üretici talimatlarına uygun kurulması ve güvenli çalışma yüklerinin görünür şekilde belirtilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Bu nedenle raf kontrolü, sadece “raf ayakta mı?” şeklinde yapılan basit bir gözlem değildir.
Raf sisteminin kontrolünde tek bir parçaya odaklanmak yeterli değildir. Sistem bir bütün olarak değerlendirilir.
Kontrol sırasında rafın yapısal durumu, bağlantıları, sabitlemeleri, taşıyıcı elemanları ve kullanım şekli birlikte ele alınır.
Raf sisteminin en önemli bölümlerinden biri dikmelerdir.
Kontrol sırasında özellikle:
dikmelerde eğilme,
burkulma,
darbe izi,
çatlak,
deformasyon,
kesit kaybı,
korozyon,
bağlantı bölgelerindeki bozulmalar
incelenir.
Forklift çarpması sonucunda oluşan küçük bir eğilme dahi dikkate alınmalıdır. Çünkü taşıyıcı elemanın geometrisinin değişmesi, raf sisteminin yük altında davranışını etkileyebilir.
Paletlerin üzerine oturduğu traversler raf sisteminin yük taşıyan temel elemanlarındandır.
Kontrolde;
kirişlerde eğilme,
bağlantı noktaları,
emniyet pimleri,
bağlantı kilitleri,
kaynak bölgeleri,
deformasyon,
yükleme kaynaklı şekil değişiklikleri
değerlendirilir.
Kirişin yalnızca yerinde durması güvenli olduğu anlamına gelmez. Bağlantısının doğru olması ve taşıyıcı sistemle birlikte çalışması gerekir.
Raf sisteminin zemine doğru şekilde sabitlenmesi, sistemin stabilitesi açısından önemlidir.
Bu nedenle kontrol sırasında;
ankrajların durumu,
bağlantı noktaları,
gevşemeler,
zemindeki bozulmalar,
kolon ve taban bağlantıları,
rafın düşeyliği
incelenebilir.
Raf sisteminin zemine sabitlenmesi gereken noktalarda kullanılan bağlantıların mevcut ve uygun durumda olması önemlidir.
Raf sistemlerinde en sık karşılaşılan problemlerden biri, raf kapasitesinin işletme tarafından doğru takip edilmemesidir.
Bir rafın fiziksel olarak yükü taşıyor olması, o yükle güvenli çalıştığı anlamına gelmez.
Örneğin bir işletmede aynı raf sistemi üzerinde farklı ağırlıklarda paletler bulunabilir. Üst seviyelere ağır ürünlerin yerleştirilmesi, raf üreticisinin öngördüğü yükleme düzeninin değiştirilmesi veya kapasite bilgilerinin bulunmaması güvenlik açısından ayrıca değerlendirilmelidir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın güvenli istifleme rehberinde raf sistemleri için maksimum güvenli istifleme ağırlığı ve tasarım bilgilerinin görünür şekilde belirtilmesine dikkat çekilmektedir.
Bu nedenle raf kontrolünde yalnızca metal konstrüksiyon incelenmez; rafın nasıl kullanıldığı da önemlidir.
Selçuk’taki depo ve işletmelerde raf sistemleri ile forkliftler çoğu zaman aynı çalışma alanını paylaşır.
Bu durum özellikle dar koridorlu depolarda raf ayaklarının darbe almasına neden olabilir.
Bir forklift rafa çarptığında işletmelerin yaptığı en yaygın hatalardan biri, hasarlı bölgeyi düzeltip rafı kullanmaya devam etmektir.
Oysa;
“Düzeldi” ile “güvenli hale geldi” aynı şey değildir.
Raf ayağının kaynakla düzeltilmesi, kirişin değiştirilmesi veya eğilmiş bir parçanın mekanik olarak eski konumuna getirilmesi sonrasında sistemin yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.
Bakanlık rehberinde raf sistemlerindeki hasar ve onarımların kayıt altına alınması ve raporlanması gerektiği de belirtilmektedir.
Bu nedenle forklift çarpması sonrasında yalnızca görünen hasarın değil, ilgili raf bölümünün genel durumunun değerlendirilmesi daha doğru bir yaklaşımdır.
Selçuk’ta raf sistemleri yalnızca klasik lojistik depolarında kullanılmaz.
İşletmenin faaliyet alanına göre farklı depolama ihtiyaçları ortaya çıkabilir.
Örneğin;
otel ve turizm işletmelerinin depo alanları,
restoranların kuru gıda depoları,
tarımsal işletmelerin ürün depoları,
tarım ekipmanı depoları,
yedek parça depoları,
ticari işletmeler,
lojistik alanlar,
market ve mağaza depoları,
üretim işletmelerinin hammadde alanları,
arşiv ve malzeme depoları
raf sistemlerinin kullanıldığı alanlar arasında bulunabilir.
Özellikle Şirince, Belevi, Pamucak ve Selçuk merkez çevresinde işletmenin kullanım şekline göre raf sistemlerinin teknik durumu farklı değerlendirme ihtiyaçları oluşturabilir.
Turizm işletmesinde kullanılan bir depo ile tarımsal ürünlerin bulunduğu bir depodaki yükleme şekli aynı değildir. Bu nedenle kontrolün yalnızca rafın marka veya modeline bakılarak yapılması yerine mevcut kullanım şartlarının da dikkate alınması gerekir.
Şirince ve Pamucak çevresindeki turizm işletmelerinde depo alanları, mutfak malzemeleri, temizlik ürünleri, sarf malzemeleri ve işletme ekipmanlarının depolanması amacıyla kullanılabilir.
Bu tür alanlarda rafların düzenli olması kadar;
rafların sabitlenmesi,
koridorların kullanılabilir durumda olması,
yüklerin raflara dengeli yerleştirilmesi,
rafların kapasitesinin bilinmesi,
hasarlı elemanların kullanım dışı bırakılması
da önemlidir.
Özellikle sezon dönemlerinde ürün hareketinin artması, depo kullanım yoğunluğunu değiştirebilir.
Bu nedenle raf sistemlerinin kontrolü yalnızca teknik bir işlem olarak değil, işletmenin günlük kullanım şartlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Raf sistemlerinin kontrolünde karşılaşılabilecek sorunlar işletmeden işletmeye değişmekle birlikte bazı problemler oldukça yaygındır.
Bunlar arasında;
eğilmiş raf ayağı,
hasarlı kolon koruyucu,
deformasyona uğramış travers,
eksik emniyet pimi,
gevşemiş bağlantı,
uygun olmayan ankraj,
korozyon,
kapasite bilgisinin bulunmaması,
raf üzerinde düzensiz yükleme,
aşırı yükleme,
hasarlı palet kullanımı,
forklift geçiş mesafesinin yetersiz olması,
raf önünde malzeme birikmesi,
rafın kullanım amacının değiştirilmesi
gibi durumlar bulunabilir.
Bunların her biri aynı seviyede risk oluşturmaz. Önemli olan tespit edilen durumun raf sisteminin güvenli çalışmasına etkisinin teknik olarak değerlendirilmesidir.
Forklift kullanılan depolarda raf ayaklarının darbelere karşı korunması ayrıca önem taşır.
Raf koruyucularının amacı, forklift veya taşıma ekipmanının doğrudan taşıyıcı dikmeye çarpması halinde oluşabilecek hasarı azaltmaktır.
Kontrol sırasında koruyucuların;
yerinde olup olmadığı,
sabitliği,
deformasyonu,
raf ayağıyla ilişkisi,
çalışma alanındaki konumu
değerlendirilebilir.
Koruyucu bulunması tek başına yeterli değildir. Hasarlı koruyucular da işletme tarafından değiştirilmelidir.
Raf sistemlerinin güvenliği depo içerisindeki trafik düzeninden bağımsız düşünülemez.
Forklift ile raf arasındaki mesafe yetersizse çarpma ihtimali artar. Koridorlarda palet, kutu veya başka malzemelerin bırakılması da forklift hareketlerini zorlaştırabilir.
Bakanlığın güvenli istifleme rehberinde forklift çalışma alanı ile raf sistemi arasında uygun mesafenin sağlanması, koridorların temiz ve düzenli tutulması ve paletlerin uygun şekilde yerleştirilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Bu nedenle raf kontrolü sırasında rafın kendisi kadar rafın bulunduğu çalışma alanı da dikkate alınmalıdır.
Bir raf sisteminin hangi yük için tasarlandığının çalışanlar tarafından anlaşılabilmesi gerekir.
Bu nedenle kapasite ve yükleme bilgilerinin görünür olması işletme açısından önemlidir.
Çalışanların;
bir raf katına ne kadar yük konulabileceğini,
hangi ürünlerin hangi seviyede depolanacağını,
yükleme sınırlarını,
raf sisteminin kullanım kurallarını
bilmesi gerekir.
Kapasitesi bilinmeyen raflara yalnızca “daha önce bu yükü taşıdı” düşüncesiyle yükleme yapılması doğru bir yaklaşım değildir.
Bu ayrım işletmeler açısından önemlidir.
Bakım, raf sisteminin kullanım sırasında sağlamlığını ve işlevini korumaya yönelik yapılan işlemleri ifade eder.
Periyodik kontrol ise yetkili kişiler tarafından belirlenen kriterlere göre gerçekleştirilen teknik muayene ve değerlendirme sürecidir.
Bir rafın boyanması, temizlenmesi veya hasarlı parçanın değiştirilmesi bakım kapsamında değerlendirilebilir. Ancak yapılan bakım, periyodik kontrolün yerine geçmez.
Aynı şekilde bir periyodik kontrol sırasında hasar tespit edilmesi de otomatik olarak bakımın yapılmış olduğu anlamına gelmez.
İşletmenin hem bakım hem de kontrol süreçlerini birbirinden ayırması gerekir.
Raf sisteminin kontrolünden sonra tespit edilen teknik durum raporlanır.
Güncel düzenlemelerde periyodik kontrol raporlarında işyerine ve ekipmana ilişkin bilgilerin, kontrol yöntemi ve sonuçlarının, yetkili kişinin bilgilerinin ve gerekli diğer teknik bilgilerin yer alması öngörülmektedir. Raporda periyodik kontrolü yapan yetkili kişinin EKİPNET kayıt numarası da belirtilir.
Bu nedenle işletmenin elindeki raporun yalnızca “kontrol edildi” şeklinde genel bir belge olması yerine, yapılan incelemenin izlenebilir olması önemlidir.
Raf sisteminin;
tanımlanabilir olması,
kontrol edilen bölümlerin belirlenebilmesi,
tespitlerin açık şekilde ifade edilmesi,
varsa uygunsuzlukların belirtilmesi,
kontrol sonucunun anlaşılabilir olması
işletme açısından daha kullanışlı bir raporlama sağlar.
Kontrol sırasında bir hasar veya uygunsuzluk tespit edilmesi durumunda ilk yapılması gereken, problemin niteliğini anlamaktır.
Her hasar aynı şekilde değerlendirilmez.
Örneğin;
kozmetik bir boya hasarı,
ciddi bir taşıyıcı deformasyonu,
eksik bağlantı elemanı,
eğilmiş raf ayağı
aynı risk seviyesinde olmayabilir.
Önemli olan, tespit edilen durumun rafın taşıma kapasitesini ve güvenli kullanımını etkileyip etkilemediğinin belirlenmesidir.
Güncel düzenlemelerde Bakanlık tarafından yayımlanan rapor ve kriterlerde kusurların sınıflandırıldığı durumlarda hafif ve ağır kusur ayrımı da yapılmaktadır. Ağır kusur tespit edilen ekipmanın kusur giderilmeden çalıştırılamayacağı düzenlenmiştir.
Bu nedenle kontrol sonrasında raporda belirtilen uygunsuzlukların işletme tarafından takip edilmesi gerekir.
İşletmenin kullanım şekline göre farklı endüstriyel raf sistemleri bulunabilir.
Örneğin;
palet rafları,
depo raf sistemleri,
ağır yük rafları,
hafif yük rafları,
arşiv rafları,
lastik rafları,
ürün depolama rafları,
yedek parça rafları,
lojistik depo rafları
gibi sistemler farklı tasarım ve kullanım özelliklerine sahip olabilir.
Bu nedenle kontrol öncesinde rafın tipi, kullanım amacı, yükleme şekli ve mevcut teknik dokümanlarının değerlendirilmesi faydalı olur.
Endüstriyel raf sistemlerinin güvenliği konusunda TS EN 15635 standardı önemli bir referanstır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan güvenli istifleme rehberinde de TS EN 15635'e göre raf sistemlerinin uzman kişiler tarafından düzenli olarak kontrol edilmesine değinilmektedir.
Ancak standart referansının işletmeye yalnızca belge vermek amacıyla kullanılması yeterli değildir.
Asıl amaç;
rafın mevcut haliyle güvenli şekilde kullanılabilir olup olmadığını ortaya koymaktır.
Bu nedenle kontrolün gerçek saha şartları üzerinden yapılması önem taşır.
Kontrolün daha sağlıklı yürütülebilmesi için işletmenin mevcut teknik bilgileri hazır bulundurması faydalıdır.
Bunlar arasında;
raf üreticisi ve modeli,
varsa teknik çizimler,
raf kapasite bilgileri,
montaj bilgileri,
önceki kontrol raporları,
daha önce yapılan onarımlara ilişkin kayıtlar,
rafın kullanım amacı,
depolanan yüklerin özellikleri
bulunabilir.
Özellikle daha önce forklift çarpması veya raf deformasyonu yaşanmışsa bunun kontrolü gerçekleştirecek kişiye bildirilmesi önemlidir.
CNS Periyodik Kontrol olarak Selçuk'ta endüstriyel raf sistemlerinin teknik durumunun incelenmesi, kullanım koşullarının değerlendirilmesi ve kontrol sonuçlarının raporlanmasına yönelik hizmet sunuyoruz.
Selçuk merkez ile birlikte işletmenin bulunduğu bölgeye göre Şirince, Belevi, Pamucak ve çevresindeki depo, ticari işletme, turizm tesisi, tarımsal işletme ve diğer çalışma alanlarında kullanılan raf sistemleri için kontrol hizmeti planlanabilir.
Raf kontrolünde amaç yalnızca bir rapor düzenlemek değildir.
Asıl amaç, işletmenin kullandığı depolama sistemindeki riskli noktaların fark edilmesini ve gerekli teknik önlemlerin zamanında alınmasını sağlamaktır.
Özellikle forklift trafiğinin yoğun olduğu, ağır yüklerin depolandığı veya yüksek raf sistemlerinin kullanıldığı işletmelerde rafların mevcut durumunun düzenli şekilde takip edilmesi, iş güvenliği açısından göz ardı edilmemesi gereken bir konudur.
Selçuk'ta raf sistemlerinizin periyodik kontrolü ve teknik değerlendirmesi için CNS Periyodik Kontrol ile iletişime geçebilirsiniz.
CNS Periyodik Kontrol – Control Norm Safety
0530 071 07 77